anasayfa
apel hakkında
sergi
sanatçılar
gelecek sergiler
geçmiş sergiler
uluslararası sergiler
başka yerlerde
kataloglar
basında apel
linkler
iletişim
english
Galeri Apel © 2007.
tüm hakları saklıdır.
Son güncellenme: 19.11.2017.
kullanım şartları

« geri
» sergi
"renkli kabus" "pesadilla de color", tekstil baskı üzerine karışık teknik
"ensest" "ıncesto", karışık teknik, 33x36x8 cm
"raneo&julieta" kadife, tel, pul, kurbağalar, 35x35x6 cm
"tanrı gözlü" "con el ojo de dios", tekstil, 140x40 cm
"eğiren" "hilandera", ahşap üzerine kelle ile karışık teknik, 26x33x20 cm
"doğmadan" "sin nacer", tekstil baskı üzerine kuş cenini ile karışık teknik, 77x77 cm
"kurban bey" "sr. kurbano", keçi kafası, sünger, 70x56x32 cm
"göbekli tanrıça" "diosa con tripa", sünger, 90x75x25 cm
juan botella lucas "aklını oynatmalar" "bailes de mente"
[26.10.2007 - 17.11.2007]

Juan Botella Lucas İstanbul sanat izleyicisinin yakından tanıdığı bir İspanyol sanatçı.

Galeri Apel'de 'çölde inandırmak' (kişisel sergi), 'art kart 2000', 'kağıt işler', 'iskemle + ', 'tahta işler', 'toprak ve lif' gibi tematik sergilerinin yanı sıra, Karşı Sanat'da Levent Çalıkoğlu küratörlüğünde katıldığı 'Ölüm' başlıklı sergide ürettiği çarpıcı işleriyle hatırlanır. Şu anda 10. Uluslararası İstanbul Bienali kapsamında 'Hafriyat'ın Karaköy'deki mekanında bir eseri de sergilenmektedir.

Berlin Güzel Sanatlar Akademisi'nden 1999 yılında 'Meister Schüler' ünvanı almış olan sanatçı Mersin Üniversitesi heykel bölümünde öğretim üyesidir.

Türkçe olarak dile getirdiği, sergisinin içeriği ile ilgili metni, anlamından uzaklaşma kaygısıyla müdahale etmeksizin ekte sunmaktayız.

Sanatçının sıradışı duruşuna sergisinin kurgulanması da başlı başına bir kanıttır.

'Sadece ölulere yaşatan canlılar olduğu zaman var olacaklar, canlılar sadece canlılara anlam veren ölüler varsa canlı olacak.

Meyveleri tatlı olduğuna veya olmadığına ağacı ne ilgilendiriyor? Vermesi gerektiğin için veriyor, o kadar. Ürettimin etiği ilgili felsefeci ile beraber bu fikri paylaşıyorum. O meyveye yiyen olmazsa bile, gözlerine rahatlamak için kullananlar olacak, onu kim bir tabloya getireceği olacak. Ya da onun bulunması alışık olmaktan veya başka bir neden onun hiç dikkatı çekmiyorsa yineden ağacın gölgesinden faydalanması için kullanılabilir. Başka hayvanlar ağacından meyve düştüğü zaman besin olarak faydalanabilirler ve sonrası kendileri gıda olarak çevirebilir, hatta bu meyve bir düşüncenin kafasına üstünde düşebilir.

Bazı çalışmalar aşağı yukarı bilinmiş-tahmin edilmiş dillerde yazılmış mezar kitabesini hatırlatabilir. Yalnız cümlesı değil mezar taşı madde olarak, bulunduğu mekan, etrafındaki nesneler, var olmalar, ışık, sesler, kokular ve aynı zamnada gölgeler, sessizlikler interaksiyonu esere anlamı veriyor.

Mumyalanmış varlık kalıntılarıla beraber başka malzemelerle birlestirmiş görünebilir. Bunlar sahte bir şekilde abartılmış ağırbaşlılık ile değil saygı ile davranılmış ve düzenlenmış oluyorlar. Bu saygı hem ölüm olaya karşı hayranlıkla karışmış hem de hayat içerdiği ironi veya onun anlamı ulaşmaya çalışmak içerdiği ironi ile karışmış oluyor.

Eğer eserin imalatı ve gözlemi ortaya çıkan sonuçları değerlendirmeye oyalanırsak, bulunmuş cevaplardan daha çok bulunmuş sorulardan, getirmiş ve yeniden ortaya getirmiş cevaplardan bahsedebiliriz. Ölümün anlamı hem evrenin karışık mekanısma çalışma şekli içeriyor hem de ölüme karşı sorunu ve hayranlığı içeriyor.

Tarihte ölüme tapmaktan yasaklamaya kadar uğraşılmış, ve çoğu zamanlar (bu iki davranışlar içeren) ona saklanmaya uğraşılmış.

Tatminli bir cevabın eksikliği doğru bir sorun eksikliğinden kaynaklanması mümkündur. Bir soru ortaya atıldı kendimize sorgulamayı benziyor. "Kendimize bir soru soruyor muyuz?"gibi derken kendisi bir cevaptır, çok fazla açık bir doğrulamadır ya da tek başına kendisinden oldukça boş ve saçma bir sorudur. Tabi ki ardında başka sorular gelebilir, "ne?"," neden?" gibi sorular, ve böylece devam etmek baştaki soruyu tekrarlamaya kadar, belki o soru bir kaç şefer ara araya tekrarlanmış olur ,ya da başlangıç soruyu unutmaya kadar.

Organik malzeme içermeyen objelerde var. Bazıları, plastik tekstil malzemeden yapılmış objeler direkt doğuma ima edilmiş, figurasyonlardır. Bu objelerden hayatın başlangıçının, doğumun diğer yüzü meydana çıkıyor: hayat bize yüzde yüz tek garanti verebilen olay.

İnorganik malzemeye canlandırmaya çalışılır. Organik malzemeye de. Bu alıştırma bilimsel acısından cansız varlıklarla çalışırken başka bir boyut kazanır.

Her şeye rağmen, eserde hayat atışı hissedilebilir. Gerçeyi ki bu kaçınılmazdir, hem çalışma birisi hayattayken yapıldı, hem de seyirci canlı olduğundan atışı hissetmek kaçınılmaz bir şey.

Hayata ve ölüme karşı sahte saygı yokluğundan eserde belli bir çiğlik ortaya çıksın nedeni olabilir. Bu çiğlik bazı hassasiyetlere değişik şekillerden yaralabilmesi mümkün.

Yara baştan arz edilmez. Macerayı arz edilir. Macerayı içeren tehlike yararlanma getiribilir. Yara bir işarettir, ölümün bir hatırlama, küçük bir ölümdur. Yaradan hayat için çok öğrenilir, hem de çok. Yaralanmadan itibaren hayat daha fazla yoğun oluyor, daha fazla açık ve daha fazla acıl oluyor. Eseri bu şekilde sunulması gerekiyor. Bu da eseri şekillendiriyor.

Eğer çiğlik birine ağlatıyorsa, hayat atışı hissetmesini önleyen ağlama tekrarladığı zaman çok fazla ya da tamamen o kimseyi yaklaştırabilir. Bunu olduğuna zor olduğuna rağmen tam imkansiz değildir.

Eğer bu kimse tanıdıksa ve değerlise onun ilgili harekete geçmesi gerekiyor. Daha çok eğer bu kişi mekanın en önemli sakin, sahibi olduğu için bir sürede eserin sergilediği mekanda en fazla zaman geçiren olacak. Birde o mekana gelen ziyaretcilerin hassasiyet özelliği bir işaret olabilir.

Bir şey yapılması gerekiyor, ama sahteliğe düşmeden. Perdeler çekilebilir ve parmak ucularla günün ya fırtınalı ya sağlam bir güneşli nasıl ortaya çıktığı isteyenlere tahmin edilmek.

Daha sonra pencereler iyice açılacak. Ne olacağını görünecek. Bir gün yada çok günler sonra normal görünebilir, hayal güçü daha önce onları harika yaptığına rağmen. Gerçeği ki tamamen normal gün yoktur. Başka şeylerın yanında bunun ilgili günün yaşamak, canlı olmak ibaret olur.

Sadece ölulere yaşatan canlılar olduğu zaman var olacaklar, canlılar sadece canlılara anlam veren ölüler varsa canlı olacak.'

Juan Botella Lucas ekim 2007