anasayfa
apel hakkında
sergi
sanatçılar
gelecek sergiler
geçmiş sergiler
uluslararası sergiler
başka yerlerde
kataloglar
basında apel
linkler
iletişim
english
Galeri Apel © 2007.
tüm hakları saklıdır.
Son güncellenme: 29.5.2017.
kullanım şartları

« geri
» sergi
sakine çil
sergiden genel görünüm- "duvar"
sakine çil
“ hepimiz duvarda bir tuğlayız ”
11x91x167 cm
ateş tuğlası üzerine siyah angop ve sır
sakine çil
"gölge"
25x50 cm
seramik plaka üzerine seramik sıva ve angop
sakine çil
"gölge"
11x160x200 cm
ateş tuğlası üzerine siyah angop
sakine çil
“ evlere dair ”
inşaat tuğlası, seramik sıva, sır, angop
sakine çil
"gölge"
40x40 cm
seramik plaka üzerine seramik sıva ve angop
sakine çil
"gölge"
40x40 cm
seramik plaka üzerine seramik sıva ve angop
sakine çil
"gölge"
40x40 cm
seramik plaka üzerine seramik sıva ve angop
sakine çil "duvar" "the wall"
[22.03.2007 - 21.04.2007]

İnsanın ana rahminde başlayan duvarla tanışıklığı, korunmak için mağarada yaşamaya başlamasıyla birlikte iki farklı mecraya doğru yol alır. İnsanlık tarihinde, bireyin iktidar ve iktidar olanla ilişkisine göre koruyucu ya da engelleyici bir unsur olarak gerçek ve mecaz anlamda duvarlar hep var olmuştur.

Çin Seddi’nden Berlin Duvarı’na, Bastil Hapishanesi’nden Filistin Duvarı’na, derebeyi şatolarının koruyuculuğundan İstanbul Surları’na kadar duvar olgusu, iktidarda olanın koruyucusu niteliğine büründüğü gibi metaforik anlatımlarda da insanlar arasında iletişim ve anlaşma engeli olarak kullanılır.

Berlin Duvarı yıkılırken daha nice duvarlar yerinde durmakta ve Ortadoğu’daki yeni utanç duvarı gibi niceleri eskilere eklenmekte, elektronik duvarlarla da gözlerimiz perdelenmektedir. Daha önceki duvar çalışmalarında seramik malzemenin olanaklarını kullanarak doğanın, kent yaşamının ve süslemenin duvara armağan ettiği görüntülere yer veren Sakine Çil, bu kez her yeni günle birlikte duvara düşen gölgelerimiz aracılığıyla, iki yüzlü bir nesne olan duvar üzerinde yaşamla ilgili ikilemleri ele almakta ve kendimizi güvenlik içinde hissettiğimiz sınırların, duvarların aslında bizi nasıl tutsak kıldığına, evlerimizin ve dünyanın güven içinde yaşanır bir yer olmaktan çıktığına işaret etmektedir.